444 7 647 ALO KAYIT

DUYURULAR & HABERLER

İhtiyaç Akademi Genel Duyurular

Tüm Duyurular

Sınav Kaygısı ve Baş Etme Yolları Yazı Dizisi 5. Bölüm

"Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır." (Mevlana)

Sınav kaygısının nedenleri nelerdir?

Acelecilik:

Hem sınav içinde hem de sınav dışında zamanı verimli kullanamamak üzerimizde bir panik etkisi yaratır.

Acelecilik duygusu sayesinde hep bir sonraki zamanı düşündüğümüz için şu andaki verimimiz düşer.

‘Vaktim yok’ diye düşünen yanımız zihinsel enerjimizin bir kısmını kullandığı gibi geri kalan enerjimizin de odaklanmasını engeller.

Böylece kapasitemizin altında performans sergileriz ve dikkatsizliklerimiz artar.

Acelecilerin temel inancı olan "yeterince zaman yok" düşüncesi kişiyi; "hızlı hareket etmeliyim, yetişmeyecek, beceriksizim diye dalga geçecekler" gibi kabul, kaygı ve korkulara sürükler.

Ama gerçekte, kişi acele etse de etmese de belli bir çalışma kapasitesine sahiptir.

Acele ederek aşırı derecede kendine yüklenmek yerine sınırlarımızı, kapasitemizi dikkate alarak planlama yapmak, kaygıyı azaltacağı gibi verimimizi de arttıracaktır.

Acelecilik, telaş psikolojik alışkanlıklardır. Bunlar kaderimiz değildir. Değiştirebiliriz.

Şunu düşünmek faydalı olabilir; acele ettiğinizde aslında daha düşük performans sergilemiş olacaksınız.

Zaman yönetimi kullanmamak:

Bizler duyguları, ihtiyaçları, kapasitesi olan varlıklarız. Zamanı yapılandırırken bunlara da dikkat etmeliyiz.

Kendimize erişilebilir limitler koymak, küçük adımlar belirleyip zamanla sınırları zorlamak, strateji sahibi olmak ve en önemlisi Kaplumbağa Tavşan hikayesindeki kaplumbağa gibi istikrarlı hareket etmek; acele edip kendimize yüklenmemizden daha iyi sonuç verir.

Ne kadar vaktimiz olduğu değil, sahip olduğumuz süre içinde neler yaptığımız önemlidir. (Bakınız: Zaman Yönetimi Yazı Dizisi)

Başarısızlık korkusu:

Başarısızlık korkusu, çok çeşitli nedenlere bağlı olarak kaygı üretebilir.

Örneğin, anne-babanızın ya da arkadaşlarınızın beklentilerini karşılayamayacağınızı düşünerek endişelenebilirsiniz.

Sınavdaki başarınızı, zekanız ve kişiliğinizle özdeşleştirmiş olabilirsiniz.

Ya da kötü bir puan aldığınızda, utanılacak duruma düşeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Hatta bu görüntüleri zihninizde canlandırıyor olabilirsiniz.

Fakat şunu bilmekte fayda var: Başarısız olma korkunuzu düşünüp hayal ettikçe onu daha da artırırsınız.

Ateşe odun atmakla ateş sönmez (Mevlana)

Kendini tanımamak:

Öte yandan bizi baskılayan korkularımızla yüzleşmemek de çözüm değildir.

Ruh sağlığının temeli “kendini bil” ilkesine dayanır.

Bu nedenle zaman zaman benliğinizle iletişim kurun.

Endişe, kaygı, kızgınlık, korku gibi size elem veren duygulanım durumlarının nedenlerini araştırın.

Bu durumların sizden kaynaklanan nedenleri varsa gidermeye çalışın.

Başkalarından kaynaklanan nedenlerine gerçekçi çözümler arayın.

Yapmamız gereken aklımızda dönüp duran düşüncelerden kaçmak ya da sürekli onları düşünmek değil; onları sakince analiz ederek, mantıklı ve tutarlı bir yere koyup yolumuza devam etmektir.

"Ya hep ya hiç" şeklinde düşünmek:

Sınav ne kadar önemli olursa olsun onu gözünüzde, zihninizde gerektiğinden fazla büyütmeniz; Aslında sınavın sonucunu kişiliğinize, zekanıza ve doğrudan tüm yaşamınıza bağlıyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Oysa sınavı kaybetmek dünyanın sonu olmayacaktır. Yaşam uzun bir süreç!

Sadece bu süreçteki bir yol ayrımına geldiniz. Bu sınav karşınıza çıkan ne ilk ne de son fırsat!

Sınavı "son şansım" olarak gördüğünüz sürece:

Duyduğunuz kaygı nedeniyle aslında sahip olduğunuz potansiyeli ortaya koyamazsınız.

Çünkü beynin bir bölümü enerjisini sürekli bu korkuya ayıracaktır.

Belki bu korku ilk planda motive olmanıza yardımcı olabilir ki normal kaygı yararlıdır. (Bakınız Sınav Kaygısı Yazı dizisi 1. Bölüm)

Ancak uzun vadede kaygınızı yoğunlaştırarak performansınızı düşürecektir.

Ayrıca sınavın kötü geçmesinin sizin için korkunç derecede kötü sonuçlar doğuracağını nereden biliyorsunuz?

"Nerden biliyorsun dünyanın tersinin düzünden daha iyi olmayacağını."(Şems)

Alternatifler düşünmemek:

Sınavdaki başarısızlığınızı "kişiliğinizin suçu"; Sınavın kötü geçmesini "dünyanın sonu" gibi algılamak motive etmekten ziyade sizi verimsizleştirir. Sınava yaklaştıkça da iyice baskılar.

Bu noktada başarısız olursanız alternatif olarak neler yapabileceğinizi de düşünmek yani B planınızın olması rahatlatıcı olacaktır.

Alternatif seçeneklerinizi ve stratejinizi oluşturun.

Ders çalışma stratejiniz olduğu gibi sınav için de taktikleriniz olsun.

Ne yapacağınızı belirlemiş olmanız korkunuzu azaltacaktır.

Sınavı önemseyin ancak her şeyin sonu olarak algılamayın.

Yoksa potansiyelinizin yarısı bu kaygı ile birlikte erir gider.

Duyguları dışa vurmamak:

Kaygıyı normale çekmek için şu da çok faydalı olur,

Başaramadığınızda kimler karşısında utanacağınızı düşünüyorsanız, örneğin babanız, arkadaşlarınız vb. gidin o kişilerle konuşun:

Zorlandığınızı, duygularınızı paylaşmaya, konuşmaya ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Desteklenmeye, yüreklendirici sözler duymaya ihtiyacınız olduğunu söyleyin.

Sizin hakkınızdaki fikirlerini önemsediğiniz kişilerin ya da başarısızlık halinde utanacağınız kişilerin desteğini almak sizi rahatlatacaktır.

Destek vermiyorlarsa sizin için en kötü senaryoyu gerçek olmuş gibi hayal edin ve kabullenin.

Dua etmek, tefekkürde bulunmak, duyguları yazıya dökmek, doğaya hayvanlara yakın olmak, aktivitelerde bulunmak, sohbet etmek  gibi tekniklerden size uygun olanlarını kullanarak içinizde birikmiş olumsuz enerjiyi dışa vurun.

Kendine güvensizlik:

“ben bunu yapamam” “bu sınavı geçemeyeceğim” “sınavlarda hiçbir zaman başarılı olamadım” gibi düşüncelere sahip olmanız, hem olumsuzluğunuzu ve buna paralel olarak da kaygınızı artırarak başarılı olmanıza engel olacaktır.

Bazen özgüvene yönelik bir saldırı olarak algılanan bu başarısızlık tehdidi gözünüzde o kadar büyüyebilir ki, çalışmaktan bilhassa kaçınabilirsiniz: Çünkü çalışıp da başarısız olursanız, bu defa “aptal” ve “yetersiz” algılanma ihtimaliniz vardır ki size göre bu daha korkunç bir düşüncedir.

Bu yüzden özgüveninize yönelen bu saldırıyı: Çalışmasına rağmen kazanamayan bir aptal olmamak için; "Çalışmadığı için kazanamayan bir akıllıyım ben" şeklinde davranarak savunmaya başlarız.

"Çalışsaydım kazanırdım çalışmadığım için kazanamadım" diyebilmek için çalışmayarak kendimizi avuturuz.

Yani aptal olmamak için başarısızlığı seçeriz. Halbuki bu seçim daha akılsızcadır.

Sınav başarınızın, zekanızın bir göstergesi olmadığını düşünmek kaygınızı azaltacaktır.

Siz, siz olduğunu için değerlisiniz, bir sınavı kazandığınız için değil!

Devamı yarın...

Başlıkları gizle